24 Eylül 2006

Bir müze kurmak

TÜBİTAK başkanı, eski dekanım Nüket Yetiş ve kadim dostum Abdulkerim Kar ile, Küçükyalı Pinhan'da dün iki saat görüştük, unutmamak için kısa bir not düşeyim:
Günün sonunda Kerim Hocam ve ben TÜBİTAK elemanı olduk. Açık eksiltme beş gün ile başladı. Ben tek günde direnirken, Kerim üç güne razı oldu. İlk işimiz, bir müze kurmak!

Fuat Sezgin'in özgeçmişini Frankfurt'taki merkezde buldum:

Institut für Geschichte der Arabisch-Islamischen Wissenschaften
IGAIW: Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü

1982 yılında Almanya’nın Frankfurt şehrinde kurulan, İslam dünyasının bilimler tarihindeki yerini ve dünya medeniyetine katkılarını araştıran öncü bir akademik kurumdur. Enstitünün kurucusu ve uzun süre direktörlüğünü yapan kişi, dünyaca ünlü bilim tarihçimiz Prof. Dr. Fuat Sezgin'dir.

IGAIW, Frankfurt

Enstitünün Temel Görevleri

  • Astronomi, tıp, matematik, coğrafya ve mekanik gibi alanlarda İslam medeniyetinin ürettiği eserleri incelemek.
  • El yazması eserlerin tıpkıbasımlarını yapmak ve devasa bir külliyat olan Geschichte des Arabischen Schrifttums (Arapça Yazmalar Tarihi) gibi temel başvuru kaynaklarını yayımlamak.
  • Bilim tarihindeki icatların ve aletlerin (usturlap, güneş saati, aletler vb.) yazılı tariflere dayanarak yeniden üretilen modellerini sergilemek.

https://web.archive.org/web/20100902074428/http://web.uni-frankfurt.de/fb13/igaiw/

Ertesi sabah Gülhane parkına gidip yeri aradık, surlara bitişik, ince-uzun bir bina bulduk. Belediyeye ait, ne için yapıldığı belli olmayan (*) ilginç bir yer. Google haritasında göremedim, belki de yeni yapılmış.


(*) İnce-uzun binanın niçin yapıldığını sonradan öğrendik: Topkapı Sarayının Has Ahırlar bölümü. Alt katta hayvanlar bağlanır, üst katta seyisler otururmuş. Bugünkü anlayışla, alt kat sarayın otoparkı, üst kat sürücülerin lojmanı...


Hikayenin Öncesi (2005)

Bundan 11 ay kadar önce, 2 Kasım'da şu haber çıkmıştı:
Bilimler tarihinin otorite ismi Prof. Dr. Fuat Sezgin, görenleri hayrete düşüren Frankfurt'taki İslam İlimleri Tarihi Müzesinin bir benzerini İstanbul'da kuracak. Müzede, bugün hiçbir yerde bulunmayan ve sadece İslam bilginlerinin kitaplarında kalmış matematik, astronomi, fizik, kimya, coğrafya, jeoloji ve mineraloji alanlarında 800'e yakın icat sergilenecek. Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ile Frankfurt'ta bir araya gelen Sezgin, kendisine yer gösterilmesi, maddi ve manevi destek verilmesi halinde İstanbul'da bir müze kurabileceğini söyledi. "81 yaşındayım. Artık yaşlandım, fazla vaktim yok. Bu işi kısa sürede bitirelim. Hem böylece vatanıma, milletime de vefa borcumu ödemiş olurum." diyen Sezgin, Türkiye'de kurulacak bir müzenin Doğu ile Batı medeniyeti arasında köprü vazifesi göreceğini belirtti. 

Haberde Süleymaniye Külliyesinin bir bölümünün bu amaca tahsis edildiği yazıyordu. Zaman içinde daha iyi bir yer olarak, Gülhane Parkının sınırındaki bu bina bulunmuş.


Günübirlik Frankfurt
(üç ay sonra)

21 Aralık sabah 6'da Kerim Hoca ile yola çıktık, 11:30'da enstitüye vardık. Fuat Hoca bizi iyi karşıladı, yarım saat konuştuk, çay içtik. Mimar Hilmi Şenalp'ın belediyeden alıp çoğalttığı planları gösterdik. Kerim, önceden aldığı güzel besmele levhasını "bismillah ile başlıyalım" diyerek takdim etti.  Sonra üç buçuk saat aralıksız dolaştık. Müzenin 14 odasını yorulmadan bize gezdirdi ve anlattı.

En çok üstünde durduğu iki konu zaman ölçümü ve konum belirleme olmuş. Çok sayıda astrolab ve saat örnekleri vardı koleksiyonunda. Gemicilerin yer belirleme yöntemlerini öyle hareketli ve heyecanlı bir anlatımla sundu ki, asla unutulmaz. "Kuzeye ya da güneye giderken enlem değişir, kutup yıldızının açısından enlemi kolayca ölçebilirsiniz. Doğu-batı yönlerinde ise boylam değişir, yerinizi bulmak için astrolab yetmez. Saati de biliyorsanız, güneşe ya da yıldızlara bakarak ne kadar yol aldığınızı hesaplarsınız."

Foto: Abdulkerim Kar

Duvarda iki resim vardı: Hocası Hellmut Ritter (1892-1971) ve çok sevdiği arkadaşı Matthias Schramm (1928-2005). "Tanıdığım en akıllı adamdı" dedi, "o gidince öksüz kaldım."

Bu binayı 25 sene önce almış. 
Her sabah 7:30'da çalışmaya başlarmış.
Hocasından aldığı bir dersi bize nakletti:
- Fuat, günde ne kadar çalışırsın?
- 10-12 saat
- Evladım, bu kadarla alim olamazsın
- ??
- Günde 15 saat çalış, her sene bir lisan öğren

Saat 16'da bir taksi çağırdı, bizi arabaya kadar uğurladı.
Yılın en kısa günü, bizim için uzun ve yorucu geçti. 
İlginç bir müze, hızlı bir seyahat, olağanüstü bir insan.

Fuat Hocanın nadir eserlerle dolu kütüphanesi

Hikayenin Sonrası 
  • Sezgin, Aramco World dergisinde (2007)
  • Eserler yerleştirildi ve Müze açıldı (2008)
  • İslam Bilimi Tarihi Araştırma Vakfı (2010)
  • Kitapların önemli kısmı İstanbul'da (2017)
  • Hocanın aramızdan ayrılışı (2018)
Ayrıntılar için, yukarıda parantez içindeki tarihlere tıklamak yeterli