Duvardaki Adalet
YouTube dün bana 2012 tarihli bir haber gösterdi. Yıllar önce kaydedilmiş bir videonun bugün karşıma çıkması, o gün verilen mesajın eskimediğini, seneler geçtikçe kıymet kazandığını ve zamanlar üstü konumunu hatırlatıyor.
![]() |
| Adaletin Sözleri: Duvardaki Yazılar |
Harvard Hukuk Fakültesinin 2012 yılında hayata geçirdiği "Words of Justice: The Writing on the Walls" (Adaletin Sözleri: Duvardaki Yazılar) sergisi ve bu vesileyle duvara nakşedilen o eskimez beyan, adalet kavramının mahiyetini düşündürüyor.
Fakülte binasının duvarlarına insanlık tarihinin adalet anlayışına yön vermiş sözleri işlemek için akademik bir çağrı yapıldı. Toplanan 350'den fazla teklif ve alıntı, akademisyenlerden oluşan bir kurul tarafından titizlikle incelendi. Seçilen 33 ifade arasında MÖ 600'lerden günümüze uzanan geniş bir zaman aralığında; Augustin, Magna Carta, Blackstone, Benjamin Franklin gibi isimlerin yanı sıra Kurân-ı Kerim'den bir alıntı yer aldı. Duvara işlenen Nisa Suresi 135. ayet:
Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olun. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah onlara (sizden) daha yakındır.
Akademik kurul bu ayeti, hukukun en zor ve en kutsal sınavını ifade ettiği için seçmişti: Kendi öz çıkarına veya yakınlarına karşı dahi adil olabilmek.
![]() |
| Nisa Suresi 135. ayet |
Çölün ortasında doğup büyüyen, okuma yazma bilmeyen, dünyevi bir güç odağına dayanmayan, "Abdullah'ın yetimi" (salat ve selam ona), nasıl oldu da çağları aşan bu adalet beyanını insanlığa tebliğ edebildi? Bu soru, hukuku sadece güç ilişkilerinin bir ürünü gören seküler anlayış için bir muammadır. Güçlü olanın haklı sayıldığı bir toplumda, kendi çıkarlarını dahi adaletin altında tutan bir ilkeyi dile getirmek, ancak ilahi bir vahyin tezahürüdür. O beyan, cahiliyet taassubunu yıkmış, adaleti vicdanın merkezine oturtmuştur.
![]() |
| Tek tek, elle yazılmış |
Adalate Dair Esaslar
* Adalet arayışı tek bir kültüre, yere ya da zamana ait değil. Batıdaki bir fakültenin duvarında doğunun vahyinin yer bulabilmesi, adaletin insanoğlunun ortak fıtratında var olduğunun kanıtıdır. Hangi inanca mensup olursa olsun, zulme uğrayan her insan aynı acıyla adaleti arar.
* Yönetimler, idareciler ve güç odakları haksızlığa sapabilir. Ancak toplumların büyük çoğunluğu adalete ve hakkaniyete meyillidir. Yeryüzünde zalimlerin sesi çok çıksa da, vicdan sahibi kitlelerin sessiz adalet arzusu her zaman daha köklüdür.
* Tarih, adaletsiz sistemlerin ve zalim iktidarların gelip geçici olduğunu defalarca ispat etmiştir. Gece ne kadar karanlık olursa olsun sabaha erer; zulüm ne kadar koyu olursa olsun fıtrattaki adalet ışığını söndüremez. Zulüm baki değildir; kalıcı olan ancak adalettir.
Seçilen 33 sözü tarih sırasında kaydetmişler:
Magna Carta
"Hiç kimseye hakkı veya adaleti satmayacağız, hiç kimseye bunu reddetmeyeceğiz ve geciktirmeyeceğiz." (1215)
Benjamin Franklin
"Çok yumuşak yasalara nadiren uyulur; çok sert yasalar ise nadiren uygulanır." (1733)
Sir William Blackstone
"On suçlunun kurtulması, bir masumun acı çekmesinden daha iyidir." (1809)
Elizabeth Cady Stanton
"İnsanın uyamayacağı ve uymayacağı yasalar yapmak, tüm yasaların küçümsenmesine hizmet eder."(1848)
Martin Luther King Jr.
"Ahlak yasalarla sağlanamaz, ancak davranışlar düzenlenebilir. Mahkemeler kalbi değiştiremez ama kalpsizleri dizginleyebilir." (1963)
Kaynak: Words of Justice























