Sanal Röportaj
Torunum Rüya Ada ile sohbet -- sorular Rüya'dan:
Büyükbaba, dinleyicilere kendini tanıtır mısın?
1953 yılında İstanbul’da doğdum. Annem ve babam Karaman’dan gelmişler. Çocukluğum Koşuyolu’nda, mahalle hayatının canlı olduğu zamanlarda geçti.
1. Siz küçükken bayramlar nasıl kutlanırdı? Şimdikinden farklı neler vardı?
Çocukluğumda, 1950'lerde ve 60'larda, bayram namazından sonra büyüklerin elleri öpülür, bayram ziyaretleri yapılırdı. Bir günde belki 30 kişi gelirdi, şeker ikram ederdik. Şekerin dişleri bozduğunu bilmezdik. Ertesi gün biz de aynı kişilere giderdik, her kapıda bir şeker yerdik. Şimdiye göre en büyük fark, herkesin birbirine daha çok vakit ayırmasıydı.
2. Ramazan ayınız nasıl geçerdi, yaptığınız etkinlikler nelerdi?
Ramazan'da sağlıklı herkes oruç tutardı. Çocuklar da yemek aralarında oruçlu gibi davranır, oruçlulara saygı gösterirdi. İftardan önce radyoda Kuran okunurdu, ailece dinlerdik. İftar sofraları kalabalık olur, komşularla sık sık bir araya gelinirdi. Sahura kalkmak büyük bir mutluluktu. Tatil gecelerinde çocuklar oruç tutmasa bile sahura kalkardı.
3. Sosyal medya olmadan gününüz nasıl geçerdi?
Çocukların günü sokakta geçerdi. Sabah çıkar, akşama kadar arkadaşlarla oynardık. Mahalle bizim dünyamızdı. Televizyon, bilgisayar ve tablet henüz icad edilmediği için ekran bağımlılığı yoktu. Hava yağmurlu ise çocuklar bir evde toplanır ve kapalı mekan oyunları oynardı.
4. Çocukluğunuzda en çok oynadığınız oyun hangisiydi?
En sevdiğimiz oyunlar saklambaç, misket ve top idi. Saklambaçta bir kişi ebe olur, sayarken diğerleri saklanır, sonra ebe herkesi bulmaya çalışırdı. Sizin bildiğiniz oyun, 60 yılda oyunlar çok değişmedi.
5. Memleketimize ait adetlerimiz (yemek, türkü, giyim, halk oyunu) nelerdir?
Yemeklerden bulgur pilavını çok sever, yanında kola değil ayran içerdik. İstanbul çocuğu olarak özel bir kıyafetimiz yoktu, sade giyinirdik. Küçülen kıyafetleri bizden sonra başka bir çocuk giyerdi. Türküleri radyoda dinler, halk oyunlarını hiç bilmezdik.
6. Ailemizin geçmişiyle ilgili, bilmem gerektiğini düşündüğünüz bir hikâye var mı?
Annem ve babam İstanbul’a daha iyi bir hayat kurmak için gelmişler. Zor şartlarda çalışarak hayatlarını kurmuşlar. Bizim sahip olduğumuz imkânların temeli onların emeğidir. Ben Karaman'lı, diğer büyüklerin Ege'li olduğu için, sen de Ege ile iç Anadolu'nun güzel bir karışımı oldun.
7. Geçmişte insanlar geçimlerini nasıl sağlıyordu?
Genellikle anneler evi idare eder, babalar geçimi sağlardı. İsraf edilmez, her şey dikkatli kullanılırdı. Aileler daha kalabalık olduğu halde bir kişinin kazancı yeterli oluyordu. Memur, esnaf, doktor, subay, vb mesleklerden tanıdıklarımız vardı.
8. Geçmişten bugüne iletişim nasıl değişti, çocukken uzaktaki akrabalarınızla nasıl haberleşiyordunuz?
Ben 20 yaşıma gelinceye kadar evimizde telefon ve televizyon yoktu. Olsa bile, konuşacak tanıdık ve izleyecek yayın yoktu. 1970'lerde bunlar yaygınlaşınca bizim eve de girmiş oldu. Internet ise dünyada yoktu, 90'ların sonunda ülkemize geldi. İletişim aracı olarak, bir kaç günde yerine ulaşan mektup ile acil durumlarda telgraf vardı. O günlerden kalma bir mektup yok ama kullandığımız araçların ve ailemizin resmini göstereyim.
![]() |
| Şimdi bu cihazların görevini telefon yapıyor |
9. Benim yaşımdayken aile üyeleriniz ve eviniz nasıldı?
Annem, babam ve kız kardeşimle, bahçeli küçük bir evde mutlu bir hayatımız vardı. Babamız yorgun geldiği için ev işlerini anneler yapar, çocuklar yardım ederdi.
![]() |
| Ali, Necla, Akif, Binnur |
10. Bugünkü yemek tarzı ile kıyaslandığında, sizin yemekleriniz neden daha farklıydı?
Yemek işi annemin büyük zamanını alırdı. Buzdolabı olmadığı için her gün taze yemek yapılır ve o akşam bitirilirdi, ertesi güne kalırsa bozulurdu. Her şey açık satıldığı için, ambalaj atıkları yoktu, evden çok az çöp çıkardı. Hazır gıda ya da dışarıda yemek nedir bilmezdik. Ortaokula kadar lokantaya gittiğimi hatırlamıyorum.
11. Çocukken komşuların nasıldı, o günden bugüne neler değişti?
Komşuluk ilişkileri çok kuvvetli idi. Herkes komşularını tanır, yardım ederdi. Gündüz komşu çocuklar ve hanımlar, akşam komşu aileler karşılıklı ziyaretlerle görüşürdü. Acil bir ihtiyaç komşudan ödünç alınır sonra geri verilirdi.
12. Sen benim yaşımdayken büyüyünce ne olmak istiyordun? Hayalindeki mesleği yapabildin mi?
Bilim adamı ya da öğretmen olmayı hayal ediyordum, her ikisi de gerçekleşti. Hayatımda hep sevdiğim işleri yaptım, siz de inşallah öyle yaparsınız.
Teşekkür ederim...

